YAHUDİLİK 1

UNİTE:6

YAHUDİLİK

Yahudilik, üç ilahi kaynaklı dinden biri ve kronolojik olarak en eskidir. Yahudi halkının inancı anlamına gelen Yahudilik adı, Hz. Musa’dan çok sonra verilmiştir. Yahudilik adını almadan önce İbranilerin dini veya İsrailoğullarının dini olarak adlandırılıyordu.

İbrani terimi: Yahudilerin ulu ata kabul ettikleri Hz. İbrahim, Tevrat’ta İbrani olarak takdim edilir. İbrani kelimesi bir kavim adı olan Akadça habiru veya hapirudan gelir. İbrani kelimesi, Eber’in çocukları anlamında çok geniş bir kavimler topluluğunu ifade eder. Tanah’ta İbraniler adlandırması İsrailoğulları için kullanılır, böylece İbrani kelimesi, Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup ile onların çocuklarını tanımlar.

İsrail terimi: Tevrat’a göre bu terim, Yakup’la güreşen birisi tarafından ona verilmiştir. “El (Allah) ile uğraşan, güreşen, Tanrıya karşı güçlü olan anlamındadır. Dil bilimciler bu  yorumun halk etimolojisi olduğunu söyler.

Dilcilere göre İsrail, Tanrı güçlüdür anlamını taşır. Yahudi geleneğine göre İsrail, bir halka verilen isimdir. Günümüzde İsrail adı, Hz. İbrahim, İshak, Yakup yoluyla gelen ve aynı Tanrıya imanda birleşen bütün kavim için kullanılmaktadır. İsrail kavramının kutsallık vasfını kazanması Tanrı’nın kendilerini seçip ahitleşmesiyle bağlantılı olarak ortaya konmuş. İsrail terimi Kur’an’da iki yerde Hz. Yakup’un adı veya lakabı olarak geçer (Ali İmran 93 – Meryem 58) 41 yerde de Beni İsrail (İsrailoğulları) şeklinde geçer.

İsrail kelimesi Müslüman bilginlere göre; “Allah’ın kulu, seçtiği, gece yürüyen “ anlamlarına gelir, Hz. Yakup’un çocuklarına da İsrailoğulları  (Beni İsrail) adı verilir. Yehud kelimesi sadece medeni surelerde geçer. İsrailoğulları Mekki surelerde geçer. İslami kaynaklarda Beni İsrail, Yakup’un soyundan gelen ve ırken Yahudi olanları, Yehud ise hem bunları hem de başka ırklardan olup bu  dine girenleri ifade eder. Tevrat’a göre İsrailoğulları Musa ve Harun’a karşı gelmişler. Allah’a verdikleri sözü tutmamış, ahidlerini bozmuş, peygamberleri öldürmüşlerdir.

Yahudi terimi: Aslı İbranice Yehudi’dir. Kelime başlangıçta bir şahıs adıdır. Hz. Yakup’un 4. Oğlunun adı olan Yehudah, Tanrı’ya teşekkür anlamındadır.

Kur’an’da Yehudi  şeklinde tekil veya Yehud şeklinde çoğul veyahut Hud şeklinde geçmektedir. Arapça hvd kökünden türediğini, Hakka dönmek, tevbe etmek anlamlarına geldiğini söyleyenler vardır.

Yahudi kimdir ?

Yahudi din hukukuna göre; Yahudi anneden doğan veya usulüne uygun olarak Yahudiliğe kabul edilen kişiyi ifade eder. Baba Yahudi olsa bile, anne Yahudi değilse çocuk Yahudi sayılmamaktadır. Yahudi doğmadığı halde Yahudi olmak isteyenlerin bazı safhalardan geçmesi gerekir. Yahudiliğe geçişin temel prosedürü erkek için sünnet olma, ayrıca erkek ve kadın için mikve adı verilen bir havuzda tümüyle suya dalma ve Yahudi şeriatının emirlerini kabul etmedir.

Reformist Yahudiliğe göre Yahudi baba ve Yahudi olmayan anneden olan çocuk Yahudidir. Bu görüşe Ortodoks ve Muhafazakar Yahudiler tepki göstermiş. Laiklere göre, kendini Yahudi halkından sayan herkes Yahudidir.

Yahudilik nedir ?

Yahudilerin mensup olduğu dini gelenek veya Tanrı’nın Yahudiler için takdir ettiği din şeklinde tanımlanır. Hz. İbrahim’i referans olarak kabul eden monoteist din ailesinin üç halkasından biri ve en eskisidir. Yahudilik, Hristiyanlık ile kutsal kitap, seçilmişlik ve kutsal kavramlarını paylaşır. Yahudi kutsal kitabı Hristiyanlarda da kutsal kitap kabul edilir. Yahudi tarihi Hristiyanlığın arka planıdır. Her ikisinde de İsrail oğulları, Tanrı’nın insanlık için hazırladığı ve İsa’yı göndererek tamamlayacağı kurtuluş planında seçilmiş bir kavim olarak rol almaktadır.

Yahudilik, Hz. İsa’yı Tanrı’nın oğlu veya peygamber olarak, İncili de kutsal kitap olarak kabul etmez. Bir ve tek Tanrı inancı ile dini hukuk ve pratiğe yönelik vurgu yönünden de Yahudilik, İslam dinine yakın bir konumdadır. Yahudilik İslam’ı hak din, Hz. Muhammed’i peygamber ve Kur’an’ı da ilahi kitap kabul etmez. Yahudilikte bir dini yada sistemi benimsemenin ötesinde, bir topluluğun parçası olma bilinci yani inançtan ziyade aidiyet esas olmaktadır.

Yahudiliğin en belirgin özelliği, politeist bir ortamda tek Tanrı inancını (monoteizm) yerleştirmesidir. Gerek Tevrat’taki On Emir’de gerek Tanah’ın diğer bölümlerinde ve peygamberlerin mesajlarında üzerinde ısrarla durulan temel konu Tanrı’nın birliği ve başka ilahlara kulluğun yasaklanmasıdır.

Seçilmişlik doktrini, ahit, kutsal toprak ve kurtuluş kavramları Yahudiliğin merkezinde yer alır. Yahudiliğe göre Yahudiler Tevrat’ta yer alan 613 emri, Yahudi olmayanlar ise Nuh’un yedi kanununu uygulamakla yükümlüdür.

Tarihsel gelişim:

İsrail oğullarının ve İsrail dininin kökeni Yahudi geleneğinde ilk İbrani atası, ilk monoteist ve aynı zamanda ilk Yahudi kabul edilen İbrahim’e dayandırılır.

Yahudi inancına ve Tevrat’ta belirtildiğine göre Hz.İbrahim’in Sare’den olan oğlu İshak kurban edilmek istenmiştir. Fakat Hz. İbrahim’in Hacer’den olan oğlu İsmail’i kurban etmesi daha doğrudur. Çünkü İbrani geleneğine ve Tevrat’a göre her şeyin ilki Tanrı’nın hakkıdır. Yahudilerin aksine Kur’an İbrahim’in Yahudi ve Hristiyan olmadığını, çünkü Tevrat ve İncil’in ondan sonra nazil olduğunu belirtir. (Ali İmran 65-68)

Tevrat’ın bildirdiğine göre Hz. İbrahim 175 yaşında vefat etmiş. Bugün Halilürrahman denilen yerde defnedilmiştir. Hz. İbrahim’in M.Ö. 2000’li yıllarda yaşadığı tahmin edilir. Tevrat’a göre Hz. İsmail, cariye Hacer’in oğlu olduğu için dışlanmıştır. İbrahim’in soyu İshak ile devam etmiştir. İsrail oğulları Yusuf vasıtasıyla Mısır’a gelmişler. Bu Mısır’daki Hiksos saltanatı döneminde olmuştur. Mısırda 430 sene kalmışlar.

HZ. MUSA

Tanrı tarafından peygamber olarak seçilen, İsrail oğullarını Firavunun zulmünden kurtarmakla görevlendirilen, daha sonrada kendisine Tevrat verilen bir peygamberdir. Yahudilere göre peygamberlerin en büyüğüdür.

Hz. Musa, Hz. Yakup’un on iki oğlundan Levi’nin soyundan gelir. Babası Amram, annesi Yokebed’dir. Dünyaya geldiği dönemde İsrail oğullarından doğacak her çocuk öldürülüyordu. Annesi onu bir sepet içinde nehre bırakmış. Tevrat’a göre Firavun’un kızı tarafından saraya alınmış. Firavun tarafından evlat edinilmiş. Tahtın varisi olarak hazırlanan Musa devlet yönetimi, askeriye ve diplomaside geleceğin devlet adamı olarak yetiştirilmiş.

Hz. Musa, Sina dağında ilahi vahye mazhar olarak peygamber seçilmiş. Firavun’a giderek İsrail oğullarını Mısırdan çıkartmakla görevlendirilmiş. Hz. Musa ‘ya asa ve beyaz el mucizeleri verilmiş. Kardeşi Harun ile birlikte Firavun’a gidip İsrail oğullarını bırakmasını istemiş. Firavun kabul etmemiş. Bunun üzerine Firavun ve Mısır halkına çeşitli musibetler gelmiş. Sis, at sineği, tatarcık, suların kana dönüşmesi, kurbağa yağması gibi musibetler gelmiş. Firavun her musibet gelişinde İsrail oğullarını bırakacağına söz vermiş ama sözünde durmamış. Son musibette bırakmış ama pişman olup peşlerine düşmüş. Musa önderliğinde İsrail oğulları, İlahi bir mucize sonucu denizi aşmışlar, onları takip eden Firavun ve ordusu ise boğulmuştur. Mısır’dan çıkış tarihi M.Ö. 13. yy. olarak tahmin edilir.

Yahudi inancına göre İsrail toprakları yeryüzünün merkezindedir. Tanrının kutsallığının ve hükmünün doğrudan tecelli ettiği bölgedir. Bu bölgenin merkezinde Kudüs, onun merkezinde de Siyan dağı ve Mabet bölgesi bulunur. İsrail oğulları Mısır’dan çıktıktan sonra sık sık isyan ederek Hz. Musa’ya zorluk çıkarmışlar. Tanrı’nın emrini çiğnemeleri sebebiyle Sina çölünde Hz. Musa önderliğinde 40 yıl kalmaya mahkum edilmişler. Hz. Musa vaat edilmiş topraklara girmeden Maab diyarında vefat etmiş. Oraya defnedilmiş.

Tevrat’ın Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye bölümleri Musa’nın hayatını anlatır. Yahudiler Hz. Musa‘nın hayatını 40 yıl Mısır’da , 40 yıl Medyen’de, 40 yıl çölde olmak üzere 3 devreye ayırır.

Hz. Musa Kur’an’ın 34 suresinde 136 defa zikredilir. Hz. Musa Kur’an’da ve Hadislerde zikredilen peygamberler arasında kendisinden en çok söz edilen peygamberdir.

İsrail oğullarının 12 kabilesi Ruven, Şimeon, Yehuda, Yisakar, Zevulun, Dan, Naftali, Gad, Aşer, Efraim, Menase, Bünyamin.

Yeşu, Kur’an’da ismen anılmamakta, kendisinden Musa’nın yanında bulunan genç diye bahsedilmekte, Musa’nın Hızır’la buluşmaya onunla gittiğinden bahsedilmektedir.

Yeşu kutsal topraklara göç yolunda İsrail oğullarına hem liderlik hem peygamberlik yapmış, ona da Tanrı tarafından yeni hükümler gönderilmiş. Yeşu’dan sonra Hakimler denilen karizmatik liderlerin önderliğinde İsrail kabileleri yerleşik düzene geçmişler. (M.Ö. 12. yy. ‘ın ilk yarısı – 11. yy. ‘ın ilk yarısı)

Hakimler dönemini krallık dönemi takip etmiş. Saul İsrail’in ilk kralıdır. Saul’ün ölümünden sonra, Tanrı’nın emriyle Davud Kral oldu. Yahudilere göre Davud peygamber değil kraldır. Davud Kudüs’ü fethedip krallığın merkezi yapmış.

Kral Davud, Yahudi tarihi için önemli bir isimdir. Onun zamanında İsrailoğulları yerleşik hayata geçerek tek bir merkez etrafında toplanmış. Askeri, siyasi ve idari teşkilatlanmasını tamamlayarak bir devlet oluşmuştur.

İsrailoğulları Davud ve oğlu Süleyman zamanında en ihtişamlı dönemlerini yaşamışlardır. Davud’un ölümünden sonra, Süleyman (şilomo) kral olmuş. Tanrı’nın vadettiği gibi Kudüs deki Mariah tepesine büyük mabedi inşa etmiş. Yahudi tarihinde 1. Mabed dönemi başlamış. Bu Mabede Yahudiler Kutsal Ev anlamında Bet-ha Mikdas, Araplar ise Büytül Makdis demiş. Bu Mabed İslam tarihinde Mescid-i Aksa olarak bilinir. Bu dönem İsrail tarihinin Altın çağı kabul edilir.

Kral Süleyman’ın ölümünden sonra krallık Kuzey (İsrail) ve Güney (Yahuda) olarak ikiye bölündü. Özellikle İsrail krallığı putperestliğe yöneldi. M.Ö 605 tarihinde Yahudi tarihinin ilk büyük sürgünü yaşanmış. M.Ö 538’de Perslerin Babil’i yenmesiyle sürgündeki Yahudiler Filistin’e dönmüş.

Yeniden yapılanma süreci din alimi Ezra ve yönetici Nehemya tarafından yürütülmüş. Bu süreçte mevcut Tevrat son şeklini almış. Tevrat öğretisinin ve buna bağlı dini sivil yapılanmanın hayata geçirilmesi sağlanmış.

Yahudi bilginlerine göre Hz. Musa önce gelmeseydi Tevrat Ezra’ya verilecekti. Hikmet sahibi, bilgili bir kimse Tevrat’ın usta yazıcısı olarak tanınan Ezra, mabedin yeniden yapımına öncülük etmiş, Tevrat’ın yeniden yazılması ve Yahudi hayatında ki yerini alması onun sayesinde olmuş. Yahudilerin yabancılarla evlenmesini yasaklamış, evlenenlerin boşanmalarını istemiş.

Babil esaretinin sona ermesi ve ikinci mabedin inşasından, bu mabedin Romalılar tarafından yıkılmasına kadar (M.S 70) geçen dönem 2. Mabed dönemidir. Bu dönemde Mabede Yunan ilahları koyulmuş, Yahudiler ilahlara tapmaya zorlanmıştır. Filistin’de ki 3 büyük Yahudi Mezhebi’de bu dönemde ortaya çıkmış. Bunlar; Ferisiler, Sadukiler, Esseniler’dir.

Ferisilerin, Rabbani Yahudiliğin oluşumunda önemli tesiri olmuştur. M.S 70 yılında Yahudilerin romalılara karşı ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırılmış kudüs tahrip edilmiş. Mabet 2. Kez yıkılmıştır. Yeni bir esaretin başlangıcı olmuş. Yaklaşık 2000 yıllık sürecek kovulma dönemi başlamıştır.

Roma imp. Hadrianus sünneti yasak edince Yahudiler 132 yılında, aynı zamanda mesih olduğunu iddia eden şiman bar kahba liderliğinde ayaklandılar. Filistin Yahudiliği ve ırak merkezli Babil Yahudiliği Talmud döneminde ortaya çıkmış. Bu dönem rabbani dönemi olarak da adlandırılır.

Hristiyanlığın devlet dini olmasından sonra Bizans’ta Yahudilere karşı durum sertleşti. Hristiyan olmaya zorlandılar. 637 de Hz. Ömer Kudüsü fethetti ve filistin bölgesi Müslüman hakimiyetine geçti. Bu dönemde Yahudiler serbestçe kutsal mekanlara gelmeye başladılar. Müslüman tesirinin ilk sonuçlarından biri, Talmut literatürü ve rabbilerin otoritesi üzerine kurulu Rabbani Yahudiliğe alternatif olarak karai Yahudiliğin ortaya çıkmasıdır.

1516’ da Filistin Osmanlı hakimiyetine girdi ve Osmanlının yükselme devri, İsrail içinde altın devir oldu. 1516 – 1917 de Filistinde Osmanlı dönemidir. Yahudiler Osmanlı döneminde daha önce görülmemiş bir serbest ortamında yaşamış. Bugün İsrail’deki Yahudi topluma etnik açıdan Aşkenazim, Sefardim, Mizrahim,Etiyopya, Yahudilerinden oluşmaktadır.

İsrail devl. Resmi Yahudilik anlayışı manasında yalnızca Ortodoks öğretiyi kabul eder.

KUTSAL KİTAPLAR:

Yahudiliğin kutsal kitabı, Türkçe de eski ahit diye bilinen ve Yahudilerin Tanah adını verdikleri kutsal metinlerdir.

Tora (tevrat), nevim (peygamberler), ketuvim (kitaplar) bölümlerinden oluşur. Tevrat, en dar anlamıyla Yahudi kutsal kitabının ilk bölümünü oluşturur. Geleneksel Yahudi inancında musa peygambere doğrudan tanrı tarafından verildiğine inanılan Tevrat, tanrı sözü ve vahyin en mükemmel biçimi, Yahudi kutsal kitap literatürü içindeki en önemli bölümü oluşturur. Kelime olarak öğreti, hüküm, yasal/şeriat gibi manalar taşır.

Yazılı Tevrat tabiri geniş anlamıyla Hz. Musaya verilen beş kitabın (tora) yanı sıra peygamberler (nevim) ve kutsal yazılar (ketuvim) denilen literatürü de içine alan eski ahidin tamamı için kullanılır. Yahudi geleneğinde tevratın yeri çok önemlidir. Onun kelime kelime rab yahova tarafından vahyedilmiş bir kitap olduğu kabul edilmiştir.

Tanah’ın dili, içindeki üç pasaj hariç, İbranicedir. Tanah, 3 temel bölüm ve 24 kitaptan oluşur.

Birinci temel bölüm olan Tevrat kendi içinde 5 e ayrılır.

  • Tekvin
  • Çıkış
  • Levililer
  • Sayılar
  • Tesniye

İkinci temel bölüm olan peygamberler (Nevim) Yeşu, hakimler, samuel (I ve II) krallar (I-II), işaya, yeremya, hezekiel, hoşea, yoel, amas, ovadya, yunus, mika, nohum, habakkuk, tsefanya, haggay, zekarya, malaki bölümlerinden oluşur.

Kutsal yazılar (Ketuvim)

Mezmurlar, meseller, eyyub, neşideler neşidesi, rut, mersiyeler, vaiz, ester, Daniel, ezra, nehemya, tarihler (I-II) bölümlerinden oluşur.

Sekiz kitaptan oluşan peygamberler bölümü ; israiloğullarının kutsal topraklara girişinden, ikinci mabedin inşasına kadar ki altı asırlık dönemle ilgili tarihi ve dini etik bilgiler içermektedir. Bu kitaplar mısırdan sonra gelen İsrail peygamberlerine atfedilmiş. Kutsal yazılar (ketuvim) ise farklı dönemlere ait tarihi, felsefi ve edebi karakterdeki onbir kitaptan meydana gelir.

Tevrat miladi 3. Yy’ın başlarında yazıya geçirilmiş. Mezmurlar davud tarafından yazıya geçirilmiş. Oniki peygamber, Daniel ve ester kitapları büyük meclis üyeleri tarafından yazıya geçirilmiş. Richard Simon, Tevratın, yazarının musa almadığını ileri sürmüş. Kudüsteki tapınak ikinci kez romalılar tarafından MS. 70’te yıkılmış. Tevratla ilgili dört kaynak teorisini Julius wellhausen ileri sürmüş. İsrail kelimesi kuranda Hz. Yakup için kullanılır. Karailik Müslümanlığın Yahudiliğe etkisiyle ortaya çıkmıştır.

Tevratın yeniden yazılması ve Yahudi hayatındaki yerini alması ezra gerçekleştirmiş. Yahudiler Davud zamanında devlet olmuş. Mısır, Yahudi cemaati tarafından Grekçe’ye çevirilen Tevrata Septuagint Çevirisi denir.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.