Dinin Kaynağı ve Dinin Önemi

admin
Eylül 30, 2016

DİNİN KAYNAĞI

İslâm inancına göre dini tevatür yoluyla bildiren Allah’tır; bütün gerçek dinler Allah’tan gelmiş ve varlığını korudukları sürece yürürlükte kalmıştır. İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir ve kendisine bildirilen din de tek tanrılı dindir. Allah’ın varlığı ve birliği ile nübüvvet ve âhiret inancı bütün ilâhî dinlerde değişmez ilkeler olarak mevcuttur. Bu sebeple Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin ortak adı İslâm’dır.

Yine İslâm alimlerin çoğuna göre âyette (er-Rûm 30/30) geçen fıtratullah tabiri Allah’ın dini demektir ki o da tevihd ve İslam’dır.

Monoteizm teorisi: Bu teze göre insanoğlunun en eski inancı tek Tanrı inancıdır.

Tek tanrı inancını savunan bilginler: Andrew Lang, Wilhelm Schmidt

Monoteizm: Tek tanrı inancı

DİNİN MAHİYETİ (ÖNEMİ)

Din tarihin bütün zamanlarında ve bütün toplumlarda daima mevcut olan evrensel ve köklü bir olgudur. İnsana hitap eden ve insan için söz konusu olan din, insanla birlikte var olmuş ve tarih boyunca varlığını sürdürmüştür. Din insanların vazgeçilmez bir hakikatı olması sebebiyle bundan böyle de varlığını devam ettirecektir.

Din duygusu insanın doğuştan beraberinde getirdiği bir duygudur. İnsan, daima yüce, kudretli ve ulu bir varlığa sığınma, ona güvenme ve ondan yardım dileme gereksinimini hissetmiştir. Bu sığınma ve güvenme duygusu, din ile karşılanmaktadır.

Dinin fıtrî oluşu Kur’an’da şöyle bahsedilmektedir: “Sen yüzünü bir hanîf olarak dine, Allah’ın fıtratına çevir ki O, insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratması değiştirilemez” (er-Rûm 30/30).

 

İnsan, yapısı itibariyle dine muhtaçtır. Çünkü insan ruh ve bedenden ibarettir. Bedenî gereksinimleri karşılamak nasıl hayatın bir gereği ise, mânevî varlığın devamı da ruhî gereksinimlerin karşılanmasına bağlıdır. Onun bu gereksinimlerini karşılayan en köklü müessese ise dindir.

Her şeyi var eden bir yüce kudretin varlığını kabullenip ona bağlanma insanı kuvvetlendirdiği gibi, dua, niyaz ve Allah’a sığınma insanı yüceltir.

Din, fertleri kutsal duygu ve alışkanlıklarda birleştiren, toplumları yücelten ve geliştiren bir kurumdur. Din insanlara yön verip, onları iyi ve faydalı şeyler yapmaya yönlendiren bir hayat nizamıdır.

Din aynı zamanda ahlâkî bir müessese olarak insanlara yön veren, en doğru kanunlar ve en sıkı nizamlardan daha kuvvetli bir şekilde kişiyi içten kuşatan, kucaklayan ve yönlendiren bir disiplindir.

İnsanın ruhsal yapı ve yaşayışında karşılaştığı çaresizlik,  yalnızlık, üzüntü ve sarsıntılar, korkular,  hastalıklar, musibet ve felâketler karşısında ona ümit, teselli ve güven sağlayan en son çare din olmuştur.

Dindeki âhiret inancının hem geçiçi dünya hayatındaki davranışlarda etkili olduğu hem de insandaki sonsuzluk duygusuna cevap verdiği ortadadır.

İnsanlığın her türlü gelişmesinde dinin önemli payı vardır.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

DHBT Sınavına Kalan Vakit
23 Aralık 2018 Pazar

Üye OlŞifremi Unuttum